ANA SAYFA

Profesyonel çalışmalar
Fotoğraf çalışmaları
Akademik çalışmalar Grafik çalışmalar

Senaryo

Filmin gerçek yaratıcısının yönetmen olduğu düşünülürse bu yaratıcının ortaya koyduğu fikrin eylemle uyuşması tam olacağından ya da teorik olarak olması gerektiğinden sonucun da iyi olacağı söylenebilir. Ancak unutulmamalıdır ki bir film fikrini yaratmak ya da bulmak onu senaryolaştırmaktan çok farklıdır. İyi bir senaryolaştırma yapılamamış bir çok iyi fikir, başarısız film yapıtları olarak karşımıza çıkar.

Filmin gerçek yaratıcısının yönetmen mi yoksa senaryo yazarı mı olduğu bir dönem tartışma konusu olmuş, ancak çoğunluk, asıl yaratıcının yönetmen olduğu konusunda hem fikir olmuştur. Senaryo yazımını bir anlamda bina yapmaya benzetebiliriz. Mimar olmasanız da çok iyi bir bina düşleyebilirsiniz, hatta bir mütahit bulup binanızı inşa ettirebilirsiniz fakat yaptığınız bu güzel bina büyük olasılıkla yeterince ışık almaz, ısı tasarrufu yapamaz, balkonlarından küçük çocuklar düşer, park yeri yoktur veya ev çok büyük olmasına karşı eşyalarınızı bir türlü yerleştiremiyorsunuzdur.

Senaryo bir anlamda matematiksel boyutlara kadar uzanan bir hesap işidir. Senaryo yazarı izleyicinin ne görmek istediğini ve istemediğini çok iyi bilmeli ve ona göre parçaları teker teker yerleştirerek hikayeyi kurmalıdır. Senaryo yazarı, yönetmenin seyircide kuracağı bilinçaltı dünyanın ön hazırlığını yapar, enstürmanlarını hazırlar. Bir başka deyişle senaryo yazarı, yönetmenin üzerinde çalışacağı karakterleri, olayları, mekanları bir bir betimler. Bu noktadan bakıldığında aslında senaryo yazarının işi daha zor gözükmektedir. Çünkü bir şeyi sıfırdan yaratmak her zaman daha zor olmuştur. Yönetmen film yapmaya senaryo gibi bir rehberle başlarken, senaryo yazarı işe başlarken önünde kocaman beyaz bir kağıt vardır.

Senaryo yazarının işi zordur ama onun da bir takım gizli silahları elbette vardır. Bir senaryo yazmaya başlamadan önce ilk yapılacak şey karakterleri (kişiler) geliştirmektir. Unutulmamalıdır ki aslında her karakter ayrı bir öyküdür. Bu nedenle karakterler üzerinde yapılacak iyi bir çalışma, ana olayın yanısıra bunu destekleyecek ve anlam kazandıracak yan olayların bulunmasına önemli katkılar sağlar.

Bir senaryo düşünürken aklımızda 5 öğeli bir cetvel bulundurabiliriz:
1. Kahramanlar
2. Bu kahramanların amacı, hedefi
3. Bu amaca ilerlerken karşılaştıkları engeller
4. Tepe noktası
5. Sonuç

Kahramanlar ya da kahraman, 'öykü üretme' yeteneğinin yanısıra doğal olarak (eğer deneysel bir arayış içinde değilsek) öykünün vazgeçilmez parçası, herşeyin başladığı noktadır.

Bu kahramanın mutlaka bir amacı olmalıdır. Bu amaç bir taneden fazla da olabilir, bunlar asıl amacın çevresine kümelenmiş küçük hedefler de olabilir.

Bu hedefe ulaşma çabasında kuşkusuz çeşitli engeller olacaktır. Bu engeller başka kişiler de olabilir asıl kahramanın iç dünyasından kaynaklanan faktörler de. Bu engeller bir başka açıdan bakıldığında aynı zamanda çeşitli çatışmalardır. Çatışmalar da dramayı besleyen kaynaklardan biridir.

Tüm bu hareketlilik içinde çabalar ve karşı-çabaların sonucu oluşan bir heyecan zirvesi ya da başka deyişle oluşan düğümün en sıkılaştığı bir an olacaktır. Ya amaç başarılacak ya da engellemeler başarılı olacaktır. İşte bu an tepe noktasıdır.

Bu heyecan yükselmesinin ardından doğal olarak bir sonuç olacaktır. Olayların çözüldüğü, amacın mı engelin mi galip geldiği bu bölümde ortaya çıkar.

Senaryo belirttiğimiz gibi aslında teknik hatta matematiksel bir yapıdır ve senaryo başlığı altında bildiğimiz anlamdaki senaryonun dışında çeşitleri de vardır: Sinopsis, tretman, çekim senaryosu ve storyboard.

Sinopsis, bir anlamda film öyküsüdür. Sinopsiste filmin hikayesi anlatılır, karakterler hakkında kısa bilgiler yeralır. Olaylar bir özet niteliğindedir ve diyaloglara yer verilmez.

Tretmanın bir diğer adı da geliştirim senaryosudur. Sinopsisin ileri götürülmüş bir üst aşamasıdır. Karakterler daha detaylı anlatılır, olaylar yine özet niteliğindedir ancak önemli birkaç olay daha derinlemesine anlatılabilir. Filmin akışını değiştiren diyaloglara yer verilebilir.

Çekim senaryosu, çekimden önce hazırlanan, çekilecek planları teker teker anlatan bir senaryodur. Çekim senaryosu, çekim esnasında sürekli başvurulacak, işlerin yolunda gitmesini sağlayacak bir çalışmadır. Çekim senaryosu filmin çizgi romanı gibidir. Film, bir çizgi romanmış gibi çizimlerle kağıda aktarılır. Bu oluşan rehber hem görüntü yönetmenine, hem yönetmene, hem de kurgucuya yardımcı olacaktır.

Storyboard, Reklam filmleri için sık sık yapılsa da uzun metrajlı filmlerde yapılması zor olduğu için pek rastlanmayan bir senaryo aşamasıdır. Storyboard, çekileceklerin plan plan karelere çizilmesi şeklinde yapılır. Aslında bir açıdan başlı başına bir sanat dalı gibidir. Çizgi romanı andırır.

Senaryo, her ne kadar teknik ve matematiksel bir yazındır desek de aslında çok da belli kuralları yoktur. Yani her kişi sonucu (yani bitmiş film) iyi olacaksa istediği şekilde yazabilir. Hem dramatik yapı hem de teknik yapı açısından belii kurallar ve kısıtlamalar getirmek doğru olmaz. Yukarıda anlattığımız kurallar ve biçimler, ancak işimizi bir adım daha ileri götürebilecek, kolaylaştırabilecekse anlamlıdır. Zaten kolaylaştırır ve işin kalitesini de arttırır.

Ahmet Sönmez, 2000